Talak Çeşitleri: Bid'i Talak ve Sünni Talak

Talak iki kısma ayrılır.

1) Haram olan talak. Bu kitapla ve icma ile haram kılınan talaktır ve bid’i talak adı verilir.

2) Haram olmayan talak. Fukaha  buna sünni talak yani sünnete uygun olarak  yapılan talak adını verir.

Mübah olan talak, alimlerin ittifakı ile, kişinin karısını, hayızdan  temizlenip yıkandıktan sonra ve cinsel ilişkide bulunmadan evvel, tek bir talakla boşaması, sonra bırakarak iddetini bitirinceye kadar başka bir talak vermemesidir. Bu talaka sünni talak denir. Bu durumda kocanın, henüz iddetini bitirmediği sürece tekrar karısına dönmek istediğinde bu hakkı (rucu) mevcuttur bunun için karısının ve velisinin rızasına ve yeni bir mehre ihtiyaç yoktur. Eğer dönmez de kadın iddetini tamamlarsa artık kocasından ayrılmış olur. İddetin bitiminden sonra, bir talakla boşandığı karısı ile tekrar evlenmek isterse bu mümkündür. Ancak yeni bir akde ihtiyaç vardır. Sonra koca iddet bitiminden sonra ikinci defa evlenir ve tekrar boşamak isterse açıklandığı şekilde boşar.Üçüncü defa boşaması durumunda ise artık başka biri ile evlenmedikçe kendisine ebediyen haram olur.

Bu anlatılan talak sünni talaktır. Kesin olarak mübahtır ve yasaklanmış değildir. Bu bildirilen özellik ve durumlardan biri bulunmadığı zaman ; o talak yasak (bid’i) yani Kur’an’a  ve Allah Rasulünün çizmiş olduğu şekle ters bir talak olur. Bunların cevazına dair bir nas ya da haber gelmemiştir, aksine bu tür talakları nehyeden naslar vardır.

Bid’i talak üç kısma ayrılmaktadır: 1-Hayız halinde verilen talak.  2-Cinsi münasebette bulunduğu temizlik süresi içerisinde verilen talak.  3-Bir temizlik süresi içerisinde bir defada veya aynı mecliste peşipeşine birden fazla verilen talak.

Alimlerin çoğunluğuna göre bir temizlik süresi içinde verilen üç talak haramdır. Kişinin bir talak verdikten sonra peşinden başka bir talak daha vermesi selahiyeti yoktur. Ancak ricat (dönüş) olmaksızın ikinci temizlik süresinde ikinci talakı, üçüncü temizlik süresinde üçüncü talakı vermesinin caiz olup olmaması konusunda iki görüş vardır. Her iki görüş de İmam Ahmed bin Hanbel’den rivayet edilmiştir. Birincisine göre böyle bir yetkisi yoktur. İmam Malik ve Hanbeli imamlarının çoğu bu görüştedir.Allah Teala karısını boşayan kimseye, kadın müddeti doldurunca ya iyilikle tutmasını  ve yahut da güzellikle salıvermesini emretmiş üçüncü bir şık tanımamıştır. Karısını ikinci temizlikte bir daha boşaması ne iyilikle tutmak ne de güzellikle salıvermektir.

Allah talakı belli bir tarzda mübah kılmıştır. Bu tarza aykırı olan şey şüphesiz Allah’ın emrine muhalif olur. Aslında talak yasaklanmış (memnu) olup,Allah sadece belirli hallerde izin vermiştir. Bu belli vakitte ve belli sayıda olacaktır. Verilen izne aykırı olarak verilen talak asli yasak kapsamı içinde kalır. Aslen yasak olan talakın meşru olan kısmı, Kur’an’ın açıkladığı tarzda vuku bulan talak şeklidir. Meşru surette meydana gelmeyen talak,genel yasak kapsamı içindedir. Yasak olan bir şey ise batıldır. Bunun da ötesinde, Allah Teala bir akdi veya tasarrufu belli bir şekle bağlı olarak mübah kılmışsa, o şekle uymayan başka akit ve tasarruflar mübah olmamaktadır.

Buna rağmen kocanın vermiş olduğu talak vuku bulacaksa, bu yasağın ve Allah’ın kısıtlama altına almasının bir anlamı yoktur.

Yasak olan bir nikah, sadece bu yasaktan dolayı sahih olmuyor da, nikahla talakın arasında ne fark var ki talak sahih ve geçerli oluyor.

Allah Teala’nın hem bir şeyden veya belli bir durumdaki tasarruftan yasaklayıp, hem de onu bağlayıcı ve geçerli kabul etmesi, İslam ahkamı ile hükmedecek kadının, böylesi haram olan bir tasarrufun  icraya konulmasına hükmetmesi tasavvur edilebilecek bir şey değildir.